Yapı Tatil (Durdurma) Tutanağında Dikkat Edilecek Hususlar

  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  

Yapı tatil tutanağı, herhangi bir şekilde ruhsat alınmadan yapıya başlanılarak kaçak inşaat yapıldığı ya da ruhsatlı yapılarda ruhsat ve eklerine aykırı yapı yapıldığı tespit edildiği takdirde, ilgili idaresince yetkilendirilmiş teknik elemanlarca, yapının o andaki durumu ile birlikte aykırılıkları resim, kroki ve yazı ile belirtilen ve inşai faaliyete devam edilemeyeceğini gösteren onaylı belgedir.

Tutanağın aşağıdaki hususlara uygun olması gerekir.

İnşaatın Durdurulma Nedeninin Tutanakta Açıkça Belirtilmesi

Yapı durdurma tutanağında inşaatın durdurulma nedeni açıkça belirtilir. Tutanağın ruhsata aykırılığı net şekilde belirtmesi gerekir, çünkü inşaatın imar mevzuatına hangi yönden aykırı olduğu belirtilmeksizin yapının durdurulması mümkün değildir[1]. Kısmen ruhsata aykırılık ver ise ruhsata aykırı kısımların açıkça belirtilmesi gerekir.

Zaten Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği de yapı tatil zaptını “Yapı tatil tutanağı: Herhangi bir şekilde ruhsat alınmadan yapıya başlanılarak kaçak inşaat yapıldığı ya da ruhsatlı yapılarda ruhsat ve eklerine aykırı yapı yapıldığı tespit edildiği takdirde, ilgili idaresince yetkilendirilmiş teknik elemanlarca, yapının o andaki durumu ile birlikte aykırılıkları resim, kroki ve yazı ile belirtilen ve inşai faaliyete devam edilemeyeceğini gösteren onaylı belge” şeklinde tanımladığı için aykırılıkların resim, kroki ve yazı ile açıkça belirtilmesi gerekir.

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 05.05.2005 tarihli ve E: 2004/2530, K: 2005/1121 sayılı kararında İmar Kanununun 32. maddesi uyarınca yapıların yıktırılmasına karar verilebilmesi için idarece düzenlenen yapı tatil tutanağında ruhsata aykırılıkların somut ve ayrıntılı olarak düzenlenmesi gerektiğini vurgulamıştır.

Tutanakta Tebligata Dair Hususların Bulunması

Tutanakta aynı zamanda “yapı tatil zaptının yapı üzerine asıldığına ve bir nüshasının muhtara bırakıldığına dair” ifadenin yer alması gerekmektedir. Aksi durum Danıştay tarafından iptal nedeni olarak kabul edilmektedir. Danıştay kararlarında yapı tatil zaptında yapı üzerine asıldığına ve bir nüshasının muhtara bırakıldığına dair hususların yer almamasının, yıkım işleminin dayanağı tutanağın 3194 sayılı Yasanın 32. maddesinde öngörülen hususları taşımadığı sonucunu doğurduğuna karar verilmektedir[2].

Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin ekinde (Ek-7, Form 16) yer alan “Yapı Tatil Zaptı Örneği”nde de Zaptın, bir nüshası yapıya asılmak, bir nüshası muhtarlığa iletilmek ve bir nüshası da idarede kalmak üzere üç nüsha düzenlendiği açıkça belirtilmektedir. Bu Zaptın kullanılması durumunda bu hususlar zaten zabıtta yer alacaktır.

Durdurma Tutanağının Yapıya Asılması

Yapı durdurulduktan sonra yapı durdurma tutanağının tebligat yerine geçmek üzere yapının herkes tarafından görülebilir bir yerine asılması gereklidir. Kanunda yapı sahibine ayrıca tebligat yapılması öngörülmemiştir. Ayrıca tutanağın bir örneği muhatara teslim edilir. Tutanağın yapı yerine asıldığının ve bir örneğinin muhtara bırakıldığının da tutanakta gösterilmesi gerekir[3].

Yapı yerine asma işlemi ile muhtara bir nüshasının teslim edilmesi işlemi, birbirini ikame edici niteliktedir. Bu işlemlerden bir tanesinin gerçekleşmiş olması, tebligatı geçerli hale getirir[4]. Örneğin tutanak yapının herkes tarafından görülebilir uygun bir yerine asılmış ise muhtara bırakılmaması tebliğ işlemi sakatlamaz. Tutanağın bir nüshasının muhtara bırakılmamış olması, yapı üzerine asılarak tebliğ edilmiş olan yapı tatil tutanağına ilişkin tebligatı sakatlamayacağı gibi tebligatın hiç yapılmamış sayılmasını da gerektirmez[5].

Aynı şekilde eğer tutanağın bir nüshası muhtara bırakılmış ise yapı yerine asılmamış olsa bile tebligat şartının yerine getirilmesini sağlar[6].

Buna karşılık yapı durdurma tutanağının, yapı sahibi tarafından imzalanması zorunlu değildir[7]. Çünkü 32. maddede tutanağın yapı sahibi veya vekilince imza edileceğine dair herhangi bir hüküm yer almamaktadır. Bu nedenle yapı sahibinin tespit tutanağını imzadan imtina etmesi, tebligatın yasallığını ortadan kaldırmaz.

[1] Şimşek, Suat (2017) İmar Davaları Rehberi, s: 939

[2] Danıştay 6. Dairesi, 11.05.2005, E: 2003/6322, K: 2005/2725, Danıştay 14. Dairesi, 16.05.2014, E: 2012/6307, K: 2014/5781

[3] Danıştay 6. Dairesi, 11.05.2005, E: 2003/6322, K: 2005/2725

[4] Şimşek, Suat (2010) İmar Hukuku, s: 852

[5] Danıştay 6. Dairesi, 12.05.1992, E: 1991/2069, K: 1992/2139

[6] Danıştay 6. Dairesi, 20.11.2006, E: 2004/4906, K: 2006/5387

[7] Danıştay 6. Dairesi, 15.4.1992, E: 1990/1641, K: 1992/1546