2003’ten Sonra Tescilsiz Alanlara Yapılan Yapılar Hazine’ye Geçer mi?

  •  
  • 18
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
    18
    Shares

Suat ŞİMŞEK-Milli Emlak Kontrolörü

Bildiğimiz üzere 4706 sayılı Kanun’un, 4916 sayılı Kanunla değişik 5. maddesinin 11. fıkrasında “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra Hazineye ait taşınmazlar üzerinde yapılan her türlü yapı ve tesisler, başka bir işleme gerek kalmaksızın Hazineye intikal eder.” hükmü yer almaktadır.

Bu hükmün, tapuda Hazine adına tescilli taşınmazları kapsadığı ve 19.07.2003 tarihinden sonra Hazine adına tescilli taşınmazlar üzerinde yapılan yapıların Hazine’ye intikal edeceği açıktır. (Bu taşınmazların imar barışından yararlanıp yararlanamayacağı konusunda şu yazıya bakabilirsiniz: 19.07.2003 Tarihinden Sonra Hazine Taşınmazları Üzerine Yapılan Yapılar İmar Barışından Yararlanabilir mi?)

Burada değinmek istediğimiz şey, 4706 sayılı Kanun’un 5. maddesinde yer alan bu hükmün Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerleri kapsayıp kapsamadığıdır. Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yer kavramı, tapuda henüz Hazine adına tescilli olmadığı halde niteliği gereği Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan tescil harici alanları ifade etmektedir.

4706 sayılı Kanun’un 5. maddesinde yer alan bu hükmün Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerleri kapsayıp kapsamadığı konusunda Maliye Bakanlığı Baş Hukuk Müşavirliği ve Muhakemat Genel Müdürlüğünün vermiş olduğu bazı görüş yazılarında 4706 sayılı Kanun’un 5. maddesinde yer alan “Hazineye ait taşınmaz” ifadesinin DHTA taşınmazları kapsamadığı, dolayısıyla tescil harici alanlara yapılan yapıların Hazine’ye intikal etmeyeceği ifade edilmiştir.

Bununla birlikte Milli Emlak Genel Müdürlüğünün, Hazine’ye intikal eden yapılar karşılığında Hazine tarafından yapı malikine ödenecek tazminat konusunu düzenleyen 2015-01 sayılı Milli Emlak Genelgesi (4706 sayılı Kanun’un 5. Maddesinin Son Fıkrası Gereğince Hazine’ye İntikal Eden Yapıların Tazmini)nin 3. fıkrasında 4706 sayılı Kanunun 5. maddesinin 11. fıkrasına atıfta bulunularak  “Dolayısıyla, 4706 sayılı Kanunun 4916 sayılı Kanunla değişik 5 inci maddesinin onbirinci fıkrasında yer alan Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten (19/7/2003 tarihinden) sonra Hazineye ait taşınmazların (Hazinenin özel mülkiyetindeki taşınmazlar ile Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerin) üzerinde yapılan her türlü yapı ve tesislerin başka bir işleme gerek kalmaksızın Hazineye intikal edeceğine ilişkin hükmü uyarınca; 19/7/2003 tarihinden sonra Hazineye ait taşınmazların üzerinde yapılan her türlü izinsiz yapı ve tesislerin başka bir işleme gerek kalmaksızın Hazineye intikali devam etmekle birlikte, bu fıkranın bu yapı ve tesisleri yapanların herhangi bir hak ve tazminat talep edemeyeceklerine ilişkin hüküm içeren ikinci cümlesinin Anayasa Mahkemesince iptal edilmesi nedeniyle, bu yapı ve tesisleri yapanların bu yapı ve tesisler için genel hükümlere göre hak ve tazminat talep etmeleri mümkün hale gelmiştir.” denilmiştir

Görüldüğü üzere Genelgenin bu maddesine göre Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki alanlara 19.07.2003 tarihinden sonra yapılan yapıların Hazine’ye intikal etmiş olarak kabul edilmesi gerekmektedir. Bu yaklaşım, “Hazine taşınmazı” kavramını, “tapu sicilinde Hazine adına tescilli taşınmazlar ile Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerler” şeklinde tanımlayan Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmeliğin yaklaşımı ile de uyumludur.

Bu nedenle Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki alanlara 19.07.2003 tarihinden sonra yapılan yapıların Hazine’ye intikal etmiş olarak kabul edilmesi gerektiğini düşünüyorum.

  • 18
    Shares